İktidar Kanadında "Şimşek" Fırtınası: Ekonomi Programında Yol Ayrımı mı?

21 Nisan 2026 Salı 09:00

Murat Yetkin'in kaleme aldığı son analiz, iktidar cephesinde Mehmet Şimşek ve yürütülen ekonomi programı etrafında ciddi bir fikir ayrılığının ve çatlağın derinleştiğini ortaya koyuyor. Özellikle Yeni Şafak gazetesinin manşetleri, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek'e yönelik eleştirilerin "kalenin içinden" geldiğini gösteriyor.

Yeni Şafak'ın "Çöktü" Çıkışı ve Eleştiriler

İktidar yanlısı Yeni Şafak gazetesi, "Şimşek'in Enflasyonla Mücadele Programı Çöktü" manşetiyle çıkarak, Bakan Şimşek'in politikalarını oldukça sert bir dille eleştirdi. Gazetenin öne çıkan iddiaları şunlar:

  • Hedef-Gerçekleşme Uçurumu: 2026 enflasyon hedefinin yüzde 8,5 olarak açıklandığı, ancak gerçekleşmenin en iyimser tahminle yüzde 29 civarında olacağı savunuluyor.

  • Kur Etkisi: Mayıs 2023'ten bu yana doların 20 TL'den 45 TL'ye, avronun ise 21,5 TL'den 52,75 TL'ye yükselmesi eleştirilerin merkezinde.

  • Cari Açık ve Sanayi: Şimşek'in "programdaki ısrarının" cari açığı tekrar tırmandırdığı ve fabrikaların kapanmasına yol açtığı öne sürülüyor.

Zamanlama Neden Manidar?

Analiz, bu çıkışların "tesadüf" olmadığını ve zamanlamanın oldukça kritik olduğunu vurguluyor:

  • Bölgesel Riskler: İran savaşı ve Hürmüz Krizi'nin tetiklediği enerji krizi, ekonomideki kırılganlığı artırırken, sektör temsilcileri (Örn: İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran) programın revize edilmesi gerektiğini dile getiriyor.

  • Şimşek'in Pozisyonu: Bakan Şimşek'in ABD'deki IMF-Dünya Bankası temaslarından yeni döndüğü ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla hareket ettiği bir süreçte bu eleştirilerin artması, "asıl hedefin Erdoğan olduğu" yorumlarını beraberinde getiriyor.

"Günah Keçisi" Şimşek mi?

Murat Yetkin, bu eleştirilerin aslında bir "görevden alma dilekçesi" niteliğinde olduğunu belirtiyor. İktidar yanlısı sermaye çevrelerinin, Erdoğan'ı doğrudan hedef almaktan kaçınarak, sistemik sorunları Şimşek'in şahsına yüklediği ifade ediliyor.

Analizdeki can alıcı soru ise şu: "Şimşek gitsin de kim gelsin?" Bu durum, iktidarın ekonomi yönetiminde yeni bir popülist söylem arayışına mı girdiğini, yoksa geçmişteki "heterodoks" politikaların (Berat Albayrak dönemi) yeniden mi gündeme getirilmeye çalışıldığını tartışmaya açıyor. Ankara kulislerinde "ilginç zamanların" yaşandığı bu süreçte, gözler Cumhurbaşkanlığı kabinesindeki kararlara çevrilmiş durumda.