Türkiye Psikiyatri Derneği'nden Kritik Uyarı: Şiddet Sadece Bireysel Bir Sorun Değil!
Halil Uzan
Türkiye’de son dönemde artış gösteren ve toplumsal huzuru sarsan şiddet olaylarına ilişkin Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Dernek, yaşanan korkunç olayların sadece kişilerin ruhsal dengesizlikleriyle açıklanamayacağını, sorunun temelinde çok daha derin toplumsal ve yapısal nedenlerin yattığını vurguladı. İşte uzmanların gözünden şiddet sarmalının perde arkası...
"Münferit Olay" Bakış Açısı Çözüm Değil
Türkiye Psikiyatri Derneği, şiddeti gerçekleştiren kişilerin doğrudan "hasta" olarak etiketlenmesinin yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti. Dernekten yapılan açıklamada, şiddetin bireysel bir patolojiden ziyade; cezasızlık algısı, toplumsal kutuplaşma ve şiddeti normalleştiren dil gibi faktörlerin bir sonucu olduğu ifade edildi. Şiddeti sadece ruh sağlığına indirgemenin, asıl toplumsal sorumlulukların üstünü örtebileceği uyarısı yapıldı.
Cezasızlık Algısı Şiddeti Besliyor
Uzmanlar, hukuk sistemindeki aksaklıkların ve suç işleyenlerin yeterli yaptırımla karşılaşmayacağına dair oluşan inancın, saldırganları cesaretlendirdiğini belirtti. Adalet duygusunun zayıfladığı toplumlarda, bireylerin kendi "adaletini" arama veya güç kullanarak sonuç alma eğiliminin arttığı vurgulandı. Dernek, şiddeti önlemek için yasaların kağıt üzerinde kalmaması ve caydırıcı şekilde uygulanması gerektiğini savundu.
Medya Dili ve Şiddetin Normalleşmesi
Açıklamada medyanın ve sosyal mecraların rolüne de geniş yer verildi. Şiddet sahnelerinin ve ayrıntılarının fütursuzca paylaşılmasının, benzer eğilimleri olan kişilerde "duyarsızlaşma" yarattığı belirtildi. Özellikle çocukların ve gençlerin bu içeriklere maruz kalmasının, problem çözme yöntemi olarak şiddeti görmelerine neden olabileceği aktarıldı.
Koruyucu Ruh Sağlığı Hizmetleri Şart
Bireysel düzeyde ise koruyucu ruh sağlığı hizmetlerine erişimin kolaylaşması gerektiği ifade edildi. Erken yaşta riskli davranışların saptanması, aile içi şiddetin önlenmesi ve ruhsal destek mekanizmalarının toplumun her kesimine yayılması, şiddet sarmalını kırmak için hayati önem taşıyor. TPD, ruh sağlığı profesyonellerinin bu süreçte daha aktif rol alması gerektiğini ancak bunun toplumsal bir mutabakatla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Toplumsal İyileşme İçin Ortak Sorumluluk
Şiddetin bir "halk sağlığı sorunu" olarak ele alınması gerektiğini belirten Türkiye Psikiyatri Derneği, çözümün topyekün bir mücadeleden geçtiğini hatırlattı. Eğitimden adalete, medyadan aile yapısına kadar her alanda şiddet karşıtı bir duruş sergilenmesi gerektiği belirtilirken, şiddeti üreten sosyal ve ekonomik koşulların iyileştirilmesinin, bireysel tedaviler kadar önemli olduğu mesajı verildi.