Yunan Basınından İtiraf: "Ankara Yükselirken Atina Küçülüyor"
Halil Uzan
Sabah'ın aktardığı bilgilere göre, Yunanistan medyasında Türkiye'nin son dönemde izlediği dış politika ve savunma sanayii hamlelerine ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Yunan basını, Türkiye'nin bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek küresel siyasette söz sahibi, oyun kurucu ve stratejik bir aktör haline geldiğini itiraf etti. Yapılan değerlendirmelerde, "Ankara yükselirken Atina küçülüyor" yorumuna yer verilerek iki ülke arasındaki stratejik makasın açıldığı vurgulandı.
"Türkiye Küresel Siyasette Söz Sahibi Bir Aktör"
Yunanistan'ın önde gelen medya organlarında yer alan analizlerde, Ankara'nın hem Doğu Akdeniz ve Ege'deki kararlı duruşu hem de küresel krizlerde (örneğin tahıl koridoru, bölgesel arabuluculuk faaliyetleri ve çok yönlü diplomasi trafiği) üstlendiği kritik roller masaya yatırıldı. Gazeteler, Türkiye'nin Washington, Brüksel ve Moskova gibi küresel güç merkezleriyle eşit düzeyde ve kendi çıkarlarını önceler bir diplomasi yürüttüğünü, Atina'nın ise tamamen Batı'nın kanatları altına sığınarak tek boyutlu bir dış politikaya sıkıştığını yazdı.
Savunma Sanayiindeki Devasa Makas
Analizlerin odak noktalarından bir diğeri ise Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii hamleleri oldu. İHA/SİHA teknolojileri, yerli savaş uçağı projeleri, denizaltı ve fırkateyn üretimleri ile Türkiye'nin askeri alanda dışa bağımlılığını minimuma indirdiği belirtildi. Yunan yazarlar, Atina yönetiminin milyarlarca avroluk yabancı silah alımlarına rağmen sahada Ankara'nın lojistik ve teknolojik üstünlüğü karşısında denge kurmakta zorlandığını ifade etti.
"Atina Stratejisini Yeniden Gözden Geçirmeli"
Haberde aktarılan yorumlarda, Yunan siyasetçilerin ve karar alıcı mekanizmaların gerçeği görmesi gerektiği savunuldu. Sadece üçüncü ülkelere ve ittifaklara güvenerek Türkiye gibi dinamik, nüfusu genç ve askeri kapasitesi sürekli gelişen bir komşuyla rekabet edilemeyeceği vurgulandı. Yunan basını, Atina'nın pasif dış politika çizgisinden sıyrılarak daha gerçekçi ve rasyonel bir hat belirlemesi gerektiği uyarısında bulundu.